Okuduğum kitaplar arasında en sevdiklerimden biri olan Achilles’in Şarkısı’nın yazarı Madeline Miller’ın diğer bir Yunan mitolojisi olan kitabını okumak istedim. Hayal kırıklığına uğramadım, yazarın okuduğum ilk romanı kadar olmasa da Kirke de çok akıcıydı ve severek okudum. Bu noktadan sonra Madeline Miller ne yazarsa, çıktığı gibi alır ve en kısa zamanda okurum.
Ben Kirke, titan olan Güneş Helios’un bir su perisinden olan kızı Kirke’nin bütün hayatını anlatıyor. Doğumundan başlayarak, dışlanmış bir çocukken güçlü bir kadına dönüşüp kendi ayakları üstünde durmasının hikayesi. Helios’un unutulmuş kızıyken, korkulan ve saygı duyulan Aiaie’nin cadısı olmasının hikayesi.
Kitabı okurken en büyük endişem Homeros’un Odysseia destanını da okumak istediğim için doğal bir spoiler alacak oluşum oldu. Ama Troya kahramanı Odysseus kitapta yer alsa da kitap tamamen Kirke’nin üstüne ve böylelikle bütün olayları bir kadının bakış açısıyla okuyoruz. Madeline Miller’ın en büyük yazar imzası muhtemelen efsanelerdeki yan karakterleri başrol yapmasıdır, tıpkı Achilles’in destanını bize Patroculus’ün ağzından aktarması gibi. Ve yazarı bu kadar sevmemin yanı muhtemelen anti-hero olan yapımın, ağızlardan düşmeyen karakterlerin başka gözler aracılığıyla kusurlarını görebilmek.
Bundan sonraki kısım biraz SPOILER içerebilir, henüz okumadıysanız ve okumayı düşünüyorsanız atlamanızı tavsiye ederim.
Kitap hakkında yorum yapmak için çok uzun bir süre boş sayfaya baktım çünkü aklımda tek bir cümle vardı: “Çok güzel bir kitap, okuyun.” Hal böyle olunca ben okuyalı bir hafta geçti bu yüzden beni en çok etkileyen detaylardan bahsedeyim, bakalım siz de benimle aynı kısımları beğenmiş misiniz? Hoşuma giden bazı unsurlar; Yunan Tanrılarına karşı çok zalim bir bakış açısı vardı ve her ne kadar binlerce sene öncesine ait olan bir mitoloji olsa da kadının konduğu konum günümüzle neredeyse aynıydı. Erkeklerin malı, kendi başlarına hayatta kalmaya başaramayan ve üremek için görülen birey. Kirke’nin varlığı bunlara tamamen bir baş kaldırıydı. Adada tek başına hayatta kalması, yırtıcı hayvanları kendine evcil hayvan olarak edinmesi ve büyük bir azimle kendi büyülerini keşfetmesi, en sonunda da korkulan bir cadı haline gelmesini zevkle okudum. Aklıma kazınan sahnelerden biri adasına ilk gelen gemicileri sevecenlikle karşılaması ve onlara türlü ikramlar sunmasına rağmen, iyi niyetinin suiistimal edildiği sahne oldu. Evet, dedim insanoğlu böyle işte! Yalnız olan ölümsüz bir Tanrıça olsa bile, bütün yalnız kadınlar savunmasız görünür gözlerine. Bundan sonra ona kötü niyetle yaklaşanları diri diri yakması da ayrı güzeldi. (❦ ᴗ ❦ ✿)
Diğer bir hoşuma giden kısım çocuğunu tamamen kendi büyütmesiydi ve zamanı geldiğinde her ne kadar onu hayatının odak noktasına koymuş olsa da oğlunun iyiliği için onun yuvadan uçup gitmesine izin verdi. Oğlunu korumak adına sürgününü ilk defa bozup ve denizlerin kadim tanrısını görmeye gittiği sahnede tüylerim diken diken olmuştu.
Bir başka beğendiğim nokta küçüklüğünden beri ölümlülere ilgi duyması oldu. Her zaman diğer titanlardan ve tanrılardan farklı oldu. Kitap boyu bunun ilmik ilmik işlenmesi sonunu tahmin etmeme sebep oldu ama tahmin etmiş olsam dahi, bir son ancak bu kadar güzel yazılabilirdi. Ölümlü olmak isteyeceğini biliyordum ve bunu hayatının doruk noktasında yaptı. Kirke’nin bütün ömrünü okumak tıpkı her kitabın son bulmasında olduğu gibi, ister istemez üzerimde melankolik bir esinti bıraktı. Güzel kitapların bitmesinden tatminin yanında her zaman büyük bir hüzün de duyarım, bu kitapta böyleydi.
Son olarak, Prometheus’a yardım etmesinden dolayı kitabın ilerleyen kısımlarında acaba tekrar onu görür mü diye düşündüm ancak içimde ukde kaldı. Ve fark ettiğim küçük bir detay, sevgilileri her zaman Hermes’in kanındandı. Hermes, onun oğlu ve torunu, sanki Kirke’nin kaderi buymuş gibi mutluluğu bulana kadar onlarla tanışmaya devam etti.
SPOILER BITTI!
Benim yazım da bitti! Kısaca her mitoloji ve fantastik edebiyatla ilgilenen kişinin okumasını tavsiye ederim. Puanım:
Bu yazı 19 Mayıs 2021'de medium.com'da yazdığım bir yorumdur.
Okuduğunuz için teşekkürler!



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder